ÖLÇÜ VE DENGE İLİŞKİSİ

SORU: Hem ölçülü hem dengeli olmak?

Elbette denge söz konusu ise ölçü de vardır. Ölçü, aşırıya (ifrat ve tefrit) kaçmama durumu.

Ölçü kaçarsa denge de bozulur. Ölçüyü tutturup dengeyi bulduğunda o iş olur. Denge terazinin kefelerindeki ölçüyü denk getirmeyle kurulur.

Evdeki ocağı yakarken ilk açışta gaz fazla geldiği için her ateşleyişte yanar yanmaz sönüyor. Düğmeyi yavaşa çevirip ateşlemeyle gazın basıncı arasında bir denklik yakaladığında ateş genellikle sönmüyor. Allah’ın kanunları bir!

Kur’an, evrendeki tüm yaratılışın belirli bir ölçü ve denge ile gerçekleştiğini vurgular:

“Hak ve hakikat içerikli kitabı ve o sayede ölçü ve dengeyi gönderen Allah’tır.

(Şura Sûresi/17)

Kur’an-ı Kerim/Rahman Sûresi 7. 8. ve 9. Âyetler:

7. Gökyüzünü O yükseltti ve (her şeyde) ölçü (ve denge)yi (O) koydu.

8. Allah’ın koyduğu, kurduğu dengeyi, düzeni bozmayın, ölçüyü kaçırmayın.

9. (Her çeşit) Tartıyı adaletle yapın. Teraziyi eksik tutmayın

Bu ayetler, varlıkların rastgele değil, belirlenmiş bir ölçüde ve denge aralığında varlık kazandığını gösterir.

Her hücre, Allah’ın koyduğu biyolojik ölçü sistemine tâbidir.

3. Kan Değerleri ve Homeostaz: Hayatın İnce Ayarı

İnsan vücudu sürekli denge hâlindedir:

Değer minimum – Maximum Aralığı Aşılınca:

Şeker/Şok, koma, organ hasarı

Sodyum/Felç, bilinç kaybı

Tansiyon/Kalp krizi, beyin kanaması riski…

Bu durum Allah’ın denge kanununun insandaki yansımasıdır.

VE

Ruh hali ile fizyolojimiz arasında yakın bir alâkâ vardır.

Denge bozulunca

Tansiyondan şekere vücut dengesi bozulur

Kortizol (stres hormonu) artar

Bağışıklık zayıflar

Hakkını verirsen bir iş: “olmaz” diye bir şey yok. (İnşallah) olur. İnsan vücudunda da tansiyon olsun, şeker olsun maksimim-minimum her şeyde belirli aralıklarda kalınıp denge korunduğu sürece müspet netice alınır. Bu ölçü şaştığında ise sistemler bozulur. İş de böyle sistemler de böyle!

Bir kantar da dengeyi sağlar, kuyumcu terazisi de! İşin inceliğine göre.

Misal vermek gerekirse bir köprü yapmak için 3.14 pi sayısı yeterlidir. Daha hassas işlerde (uzayda) 3.14’ün uzantılarını da hesap etmek gerekir.

Tam kesinlik Allah’a mahsustur. “Rabbinin sözü (işi) doğrulukça da adaletçe de tam kemâlindedir. O’nun sözlerini değiştirecek yoktur. İşiten O’dur! Bilen O’dur”. (En’âm Sûresi/115) Bize elimizden geleni yapmak düşer. Takdir Allah’ındır.

SORU: Hem ölçülü hem dengeli nasıl olunur?

Klozete kapak almıştım. Asansörlü diyorlar yani kendiliğinden yavaş kapanan bir kapak. Kullanması pratik ve kolaydı, kapatmak için daha az zahmet gerekiyordu. Aslında mevcut bir kapağı vardı. Ama bu daha kaliteli, kullanımı kolay ve şıktı. Usta çağırmadan kendim takmaya çalıştım. Eskisi nasıl takılmışsa sökerken bakıp öyle takacaktım. Epey uğraştıktan sonra, vidasını sıkıştıramadım, delik geniş gelince nalbura gidip pul aldım, diyeceğim epey uğraştıktan sonra en azından kullanılabilir duruma gelince gördüm ki taktığım kapak bir şekilde takılmıştı takılmasına ama klozetin standardına (ölçüsüne) uymuyor, yerine tam oturmuyordu.

Bu oturdukça zamanla kapağın bir miktar yana kayması demekti. Tam otursa kaymayacak. Hadi diyelim yana kaymasına razı olmadın da söküp arada bir düzeltme yoluna gittin; bu kez de onu tutan plastik dübelin yalama olma riski söz konusuydu.

Ya eski tip klozeti yenileyecektim ki arzum böylece yerine gelsin, ya da yeni tip asansörlü kapağa bu kadar özeniyorsam, olduğu kadarına razı olup illa oldurmaya çalışmayacaktım.

Ölçüler (tercihler) uyuşmuyorsa zorlayarak denge kurulmuyordu.

Derseniz bu bilmediğimiz bir şey değil ki. Bir kefede 3 kilo varsa öteki kefedeki ölçü onunla aynı olacak ki denge kurulsun iş de olsun. Bunu bilmeyecek ne var derseniz? Derim ki hayatın içindeki hadiselerde terazinin kefelerini karşılıklı her zaman bu kadar net görmemiz mümkün olmuyor, arzularımız bazen görmemizi engelliyor da kendimizi zorladığımız böylesi kimi anlar olmuyor değil. Bu örneği yaşadığımız birçok olaya şamil kılmak mümkün! Allah’ın kanunları nesneler arasındaki ilişkilerde olsun, insanlar arası ilişkilerde olsun bir!

Bir terazi düşünün. Terazinin bir kefesi siz bir kefesi karşıdaki… Ölçü diğer kefenin kaldırabileceğinden fazla ya da az olursa nasıl denge sağlanır (?!)

İnsan ilişkilerinde de böyledir.

Meyli olumluya dönükse şayet,

Tam eşitleyecek küçük gramları yok da müşterinin lehine tartıyorsa bakkal…

Hikâye o ki, evli bir çift varmış. Anlaşamadıklarından yollarını ayırmaya karar vermişler. Erkek birbirimize son bir fırsat tanıyalım, balkona saksıya bir çiçek dikelim. Çiçek şayet kurursa ayrılalım. Aradan zaman geçmiş. Adam arada bir çiçeği suluyormuş. Bir gün bakmış ki karısı da elinde bir bardak su balkonda, çiçeğe su veriyor.

Termometre bile sanki böyle değil mi?

Termometrenin gösterdiği sıcaklık aynı ama insanın hareketsiz haldeyken birinde üşüme hissi oluşuyor, diğerinde oluşmuyor. Zahirde (nüansta görünmese de) dış ortamın etkisi ile ivme aşağı eksiye yönelmişse insan üşür, yukarı döndüğünde rakam aynı olsa da üşümez.

Yönümüz hep iyiye, umuda…

Sorunlar bizi aşıyorsa şayet…

…bir fazlayı ya da azı dengeleyen kişinin gayreti olacaktır.

Salt gayret yetmez,

Önemli olan illa zorlama, zorla denkleştirmek değil insanın kendisini ve şartları zamanla, tedricen ve sabırla ve aşkla iyileştirmeye yönelmesidir. Bu olamadığı aşamada olana razı olmasıdır. Anlayış, birbirini sayma varsa şayet insanlar birbirinin yükünü biraz daha taşır. Bu da muhabbeti besler, küçük farklar büyümeden daha kolay dengelenir.

Teraziyi, hakkını vermeden eşitlemeye kalktığında (o anlık) dengeyi bulsan da

… yalancının mumu yatsıya kadar yanar misali talip olduğun mevkie uymuyor, kendini olduğundan farklı gösteriyorsan…

…batında (içyüzünde/niyette kötü) meyil aşağı olan o iş kalıcı değildir, ömrü uzun değildir.

Bu terazide ruhumuz da tartılır.

İnsan bazen arzusu uğruna ölçüyü şaşırıp teraziyi zorlamaya başlıyor.

Dürüstlükten sapmak, yalan söylemek, şeytanın sevdiği, en çok vesvese verdiği alanlardır…

“Vesvese ağır çeker”

Vesvese durup dururken bulmaz sizi. Bahçenizi temiz tutmak önemli!

Ayrık otları çoğaldıkça

Karışır birbirine

Gerçek ile gerçek olmayan.

Kaslarınızın kasılması bir gram misali siz onu vesvese ile iki gram algılar, ürettiğiniz stresle kaslarınızı daha kasar, ağrı döngüsünü arttırırsınız.

Harama bulaşmak, yanlış davranışlar bizi selamete çıkarmaz; tatmin olmamış duygular zamanla gerilim ve stres biriktirir ve ruhu ve bedeni yorabilir.

Tersi de öyle: Tatminde aşırılık, her türlüsünden aşırılık: Ruhun ve vücudun sınırlarının zorlanmasıyla giderek zayıf düşersiniz.

Sonrasında kendi büyüttüğü döngüde çıkışı bulamamak var.

Allah dilerse bu dünyada azap eder, dilerse ahirete bırakır.

Kendisine yöneleni doğru yola iletir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum bırakın